bebeğim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebeğim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2013 Salı

YAZDAN GERİYE KALANLAR-ANTALYA

Mayısta hava tatile gidecek kadar sıcaktı eylülde ise kazak-mont giyecek kadar soğuk.Sadece ilkbahar ve yazın yaşandığı bir ülkede yaşamak isterdim; hayal işte...
Tatil fotoğraflarını paylaşmayı ihmal ettiğimden bu postla yaza bir gönderme yapıyım istedim:)

Aşklarımmm..


Kuma basmak istemeyen kuzunun azıcık kumla oynama çabaları:)

Havuza girmek istemeyen kuzuyu kandırma çabaları:)

Babayı beklerken sıkılan kuzuyu oyalama çabaları:)




Kuzunun havuz sefası


Bıraksak akşama kadar koşacak:)


Kuzuyla şımarmaca



 öpücemmm:)

Havuza girmemek için annesine yapışan kuzu:)

Yer: Antalya-Belek-Acısu
Hotel Xanadu Resort
Hotelden,hizmet kalitesinden ve çalışanlarından genel olarak çok memnun kaldık. Mayısta gittiğimiz için turisrt sayısının az oluşu da  bizim için avantajdı.Çünkü aşırı kalabalık ortamlarda kuzum huysuz oluyor. Ayrıca havuzun kalabalık olmaması da önemli bir detay benim için:) Yemek saati, dondurma saati, şu saati bu saati yok hepsi 24 saat var. Bebek ve çocuk dostu bir hotel, ücretli bakıcıları var.


14 Şubat 2013 Perşembe

KÜÇÜK AŞKIMIN GÜNLÜĞÜ (17.AY)

Mululuk kaynağım son günlerde ne mi yapıyor?:
*Havanın güzelliğini fırsat bilip balkona çıktığımızda temizliğe yardım ediyor.


*Su içtiği bardaklarla arasında güçlü bir bağ var.Ya bıkana kadar vermiyor ya da kırana kadar..


Günün %80nini mutfakta yemek yapıp bulaşık yerleştirerek geçiriyor.
(yaparak yaşayarak öğreniyor çocukcağızım daha ne yapsın;)


Favori oyuncakları: bulaşık makinesi, çamaşır makinesi ve ütü. 
Tencere tavayı da unutmamak lazım tabi:) 
(bütün günü anneyle geçirmenin dezavantajı)


Ne toptan vazgeçer ne de tencere tavadan:)

Şekil A
Oyuncak sepeti, oyuncaklarla oynamaktan daha eğlenceli (bakınız şekil A.)
Tarihe not:
Artık yavaş yavaş konuşmaya başlayan bıdığımın söylediği kelimeler:
anne, baba, dede, annane, çiçik(çiçek), lamva(lamba), çay, koy, fu(su), aşşı(aşkım), emma(elma),gel, al gool(top) dii(bitti):))

4 Ocak 2013 Cuma

İMDAT! UYKUSUZLUK!


Şikayetim var dostlar.Bu tontiş elin sahibi yaklaşık bir aydır uyumuyor ve beni de uyutmuyor. Resmen sabaha kadar oyun oynuyoruz.Ne yapacağımı şaşırmış durumdayım:( Zaten doğduğu günden beri uykuya direnen bir çocuktu son zamanlarda dengemiz iyice bozuldu.Şuan 17 aylık ve uyku düzenine dair hiç bir yöntem işe yaramıyor. Uyku problemi yetmezmiş gibi bir de istediği herşeyi ağlayarak elde etme denemeleri başladı.Sabırla ve tutarlı davranarak durumun üstesinden gelmeye çalışıyorum.
0-3 yaş dönemi çok hassas ve dikkatli olunması gereken bir dönem.(gerçi her gelişim dönemi öyle) Bu dönemde çocuğu istemediği şeyi yapmaya zorlamak, engellemek ve kendi kalıplarımıza sığdırmaya çalışmak ilerde ciddi kişilik bozukluklarına neden olabilir.Çünkü bu dönemde yaşanan duygular bilinç altında kodlanarak özenle saklanır.Bu yüzden çocuğumun isteklerine ve tercihlerine saygı duyuyorum.Bitmek bilmeyen enerjisine, keşfetme isteğine hayranım ve sonuna kadar da desteklerim.Hergün asker gibi 9 da yatsın 8 de kalksın gibi bir derdim de yok.Tamam ama uykunun bir de fizyolojik boyutu var.Gece karanlığında ve belli saatlerde salınan melatonin ve büyüme hormonları var.Bu hormonları kaçırmak demek Berat'ın büyüme ve gelişiminin yavaşlaması benim de hücre yaşlanma hızımın artması demek. Yani anlayacağınız; uyku problemi çok yönlü bir sorun yumağı halinde önümde çözülmeyi bekliyor.Ve çelişkide kaldığım noktalar var.Bu tür problemler yaşayan anneler deneyim ve önerilerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.
İmza :Yorgun Anne

11 Ekim 2012 Perşembe

SON ZAMANLARDA...


Minik aşkım sürekli tırmanma halinde... Yürüme koşma tırmanma evreleri stresime stres katıyor ama yine de çok tatlı:) Yükümü hafifletmek adına temizlik işlerine bile yardım ediyor yavrucak daha ne yapsın..:)

Küçük beyefendiyle en büyük zevklerimizden biri de kek yapıp yemek:) Yanında kutu içecek içemiyorum ama hemen el koyar afacanım... 
Geçen sene H&Mden aldığım simokin tulumu favorim.Her fırsatta giydirip minik erkeğin onlarca fotosunu çekiyorum keşke bir kaç farklı beden alsaymışım...


Ben de yavrudan arta kalan vakitlerde bilekliklere sardım bu aralar özelikle de kırılan küpelerimi değerlendiriyorum iyi oluyor:)

Her gün 1 doz kitap+kahve+tatlı keyfi ruhuma iyi geliyor:)
Sonsuza kadar'ı okurken nereme dokunduysa artık ağlaya ağlaya bir hal oldum.Şu sıralar Aşka Dair'in derin sularında yüzüyorum;)


Arada bir amaçsızca çiziktirip boyalarla oynamak da çok zevkli;)

Mutlu ve neşeli kalın:))


30 Temmuz 2012 Pazartesi

KUZUNUN 1.YAŞI, ANNELİĞİMİN 1. YILI

28 Temmuzda minik aşkım 1 yaşına girdi.Doğumgünü partisi planlarımız Ramazan dolayısıyla suya düştü malesef. Bizde alternatif bir kutlama yapalım istedik ve yavrunun doğum gününü çekirdek ailemiz bünyesinde küçük bir seramoniyle kutladık.


Önce kuzuma özel bir pasta yaptım.Tencere keki ve labne peynirli pasta kreması kullanarak yaptığım pastayı çok az çikolata kullanarak süsledim.Mıncıklamak,parçalamak üstüne başına bulaştırmak vs serbest diyerek koydum yavrunun önüne pastayı.


O ne yaptı dersiniz? Önce parmak uçlarıyla dokunduğu pastanın eline bulaştığını görünce yüzünü buruşturarak elini bana gösterdi.Ben silmeyince eline bulaşan kremayı bezine ve halıya sürerek temizlemeye çalıştı.Baktım böyle olmayacak ben de eline kaşık verdim.Benim titiz ve görgü kurallarına riayet eden kibar oğlum kaşığı alır almaz pastaya daldırıp beni minik elleriyle bir güzel besledi:)


Bir de günün hatırası olarak yavruyla birlikte parmak boya kullanarak el izi çalışması yaptık. Elini boyaya batırmak istemeyen yavruyu ikna çalışmaları işe yaradı ve ortaya böyle bir çalışma çıktı. Ailece keyifli dakikalar geçirerek günü tamamladık:)


Bunlarda yavrunun doğum günü hediyeleri:



Beni annelik sıfatıyla onurlandıran bebeğim, mutluluk kaynağım,minik aşkım iyiki doğdun...

30 Nisan 2012 Pazartesi

BEBEKLE TATİL

Bebekle tatile çıkmak sürprizlerle dolu,yorucu ve bir o kadar da keyifli olabiliyor.Bebekle tatil planı yapanlar için geçen seneki deneyimlerimi kısaca paylaşmak istedim.
Geçen yaz 2 kez  tatil planı yapıp Berat’la Antalya’ya gittik.İlk tatilimizde Berat 35 günlüktü.Gideceğimiz tatil köyü bebek dostu olsun istedik ve araştırıp tercihimizi ona göre yaptık ve Crystal Hotels Family Resort’e gittik.


Çocuklara özel oyun saatleri ve animasyonlar, bakıcı imkanı, çocuk menüleri ve yemek saatleri gibi pek çok ayrıntı düşünülmüş. Bizim işimize yarayan tarafı ise odamıza konulan park yatak oldu.Çocuklu ailelerin tercih ettiği bir yer olduğundan gürültü de biraz fazlaydı haliyle ve bebeğin dışarıda pusetinde uyuması biraz hayal oldu.Aslında Berat gürültülü ortamda uyuyabiliyordu ama o uğultulu ortamda aniden yükselen çocuk seslerine Berat’ın ağlayarak tepki vermesi kaçınılmaz oluyordu.En güzel yanı ise kimse bebek ve çocuk sesinden rahatsız olmuyor çünkü herkesin çocuğu var. 2-3 yaş üstü çocukları olanlar için mutlaka öneririm ama küçücük bir bebekle tatil yapmak için normal tatil köyü de tercih edilebilir.
Sonbaharın başlarında gittiğimiz 2. tatilimizi ise Ütopia World Otel’de yaptık. 


Burada Berat park yatak vs. olmadığı için tek kişilik yatakta yattı.Bu bizim için hiç sorun olmadı hatta kendi kendine uykuya dalması kolik sıkıntısının azalması bana mucize gibi gelmişti.2 aylık ve gaz sancıları olan bir bebekle bu kadar rahat tatil yapabileceğimi hiç düşünmemiştim. 
Buradaki sorun ise denizin biraz uzak olması ve pusetle gitmek için pek uygun olmamasıydı.Aslında sürekli ring yapan otel minibüsleriyle bu soruna çare bulsalar da iki adım sonra denize ulaşmanın keyfi başka.Genel olarak memnun kaldığım ve bol bol dinlenebildiğim bir tatil oldu.
Berat'la tatile çıktıktan sonra anladım ki; bebek hiçbirşeye engel olmuyor sadece farklı bir boyut katıyor.

26 Mart 2012 Pazartesi

İLK DİŞ(LER)


Minik aşkımın diş çıkarma maratonu başladı bir huysuzluk, bir huzursuzluk, bir uykusuzluk ki sormayın.Kolay değil 4 diş birden çıkarıyor yavrucak.Allahtan ateşlenme ve salya derdimiz olmadı.Ama sürekli kucağımda durmak istemesi,dışarı hava almak için çıktığımızda bile huzursuzluk yapması,eline geçen önüne çıkan herşeyi kemirmesi,uyuduğunda bile devam eden mızırdanmaları beni fazlasıyla yordu.
Bir de yeni gelen dişlerle yeni ürün araştırmaları gündemimize girdi.Doktorumuza da danışıp bu ürünü kullanmayı düşünüyorum.Eczanede bulamazsam buradan alırım artık.

 
Tek kullanımlık ağız ve diş temizleyici bu mendillerin diş çürüklerini %85 oranında azalttığı klinik olarak  ispatlanmış.Ayrıca diş çıkarma döneminde bebeği rahatlatıcı bir etkisi varmış.Bakalım kullanıp göreceğiz.

5 Mart 2012 Pazartesi

MİNİK AŞKIMDAN KISA KISA


7 aylığız,kitap canavarıyız.kitapların önce tadına sonra da içindeki resimlere bakarız.Hele bir de sesli kitapsa dokunmayın keyfimize...

29 Şubat 2012 Çarşamba

3-6 AY BEBEK OYUNCAKLARI



Benim minik aşkım 3. aydan itibaren bu oyuncaklarla oynamaya başladı.Genelde yumuşak ve ses çıkaran oyuncaklardan hoşlanıyor.Desteksiz oturmaya başaldığından beri önüne koyduğum bir oyuncakla abartısız yarım saat oynuyor.Onu oynarken seyretmek ona eşlik etmek o kadar keyifli ki anlatamam. Ama aynı oyuncakla bir iki-gün oynayınca sıkılıyor ve bir süre ilgisini çekmiyor.Ben de hepsini önüne dökmek yerine dönüşümlü olarak vermeyi tercih ediyorum. Böylece sürekli yeni oyuncak alma derdinden kurtulmuş oluyorum.

31 Ocak 2012 Salı

MİNİK YARAMAZIM & 6 AYLIK BEBEK GELİŞİMİ

Oğlum 6 aylık oldu, 3. ay gibi 6. ay da adeta bir dönüm noktası:Bu ay itibarıyle bakalım küçük adam neler yapıyor:
Heceleri tekrarlayarak kendi kendine konuşuyor.En favori kelimeleri: Mammamamam....Aneaneaneane.....Nenenenen....
Ek gıdaya geçti: Meyveyle arası iyi ama tatsız tuzsuz sebzeyle arası pek yok (bana mı çekmiş ne?)
Desteksiz kısa bir süreliğine oturabiliyor
Tepkileri daha kuvvetli ve net ne istediğini artık daha iyi anlayabiliyorum.
İstediği bir şey olamazsa suratını buruşturup yüksek sesle anlamsız kelimeler çıkarıyor.
Keyfi yerindeyse yüzümüze bakıp kocaman gülümsüyor.Ona bakıp gülümsediğimde gülümseyerek karşılık veriyor.
Ceee yaptığımız zaman kahkahalarıyla neşemize neşe katıyor.
Oyuncaklarıyla uzun dakikalar oynuyor eviriyor çeviriyor ağzına sokuyor sallıyor atıyor.
Bir oyuncağı sürekli önüne koyarsam sıkılıyor ilgi göstermiyor.
Uzun süredir elleriyle oynuyordu. Bu aralar en favori oyuncağı ayakları
Biberonundan benim yardımım olmadan su içebiliyor.
Sürekli kendisiyle oynayalım, konuşalım ilgi gösterelim istiyor...vs.vs.vs.



6-8 Aylık Bebek Neler yapabilir bir göz atalım;
Hareket
Oturabilir (Ellerini iki yana açarak ilk başlarda birinin yardımıyla destek alır ve destek olmadan durabilene kadar denge kurmaya çalışır). *
Yuvarlanabilir.
Önce emekleme pozisyonuna geçmeye çaba gösrerir, sonra da yavaş yavaş dizlerinin üzerine oturmaya başlayarak bu pozisyonu almayı başarır.
Yardım ile ayakta tutlduğunda bacakları rahatça vücut ağırlığını çeker *
Objeleri işaret parmağı ve başparmağı ile tutar(cımbız gibi kavrama) *  
Sözlü İfade
Doğal ve uzun sesler çıkararak eğlenir.*
Önce sözcüklerin ilk hecelerini (ba,ma,de vb.) söyler ve ardından bunları art arda sıralamaya başlar.*
İlişki
Kendi elleri ve ayakları ile oynar. *
Yetişkin partnerine açıkça görülebilen bir bağlılık gösterir.*
Aileden kişilere davranışı ve yabancı kişilere davranışı arasındabüyük farklılık vardır.*
Objelerin ve kişilerin yardımıyla teselli olabilir.*
Objelerle oynar ve onları elinden atıp düşüşlerini izler. *
                                                                       
                                                                                                                 (Kaynak:Bebeğim-S.P.Keskin)




Yukarıda sıralanan maddeler 6-8 aylık bebek gelişimini kapsıyor. Doğal olarak 6 aylık bir bebeğin hepsini yapmasını beklemek hata olur. Yıldızlı olanlarsa Berat'ın yapabildikleri. 6. ayında olan bir minik için hiç de fena sayılmaz. Bu konuda Mükemmeliyetçi olmaktansa gelişim basamaklarının alt ve üst sınırlarını iyi bilip ona göre esnek olmakta fayda var.

22 Ocak 2012 Pazar

İNCİR UYUTMASI

Berat'a yoğurt yapmak için AOÇ'nin günlük şişe sütünün ideal olduğunu düşündüm.İçeriği anne sütüne daha yakın olan günlük keçi sütünü tercih ettim.Aşkım da iki şişe keçi sütü ve 1 şişe inek sütü almış.Bu kadar günlük sütü bozulmadan nasıl tüketeceğiz deyince İncir uyutması yap dedi.Sütümü artırmak için bol bol yediğim kuru incirden baktım 7 tane kalmış, yapıyım o zaman dedim.Bir yandan Berat'ın yoğurdunu yaparken tatlıyı da aradan çıkarıverdim.

Dünyanın en ekonomik tatlısının malzemeleri:
7 adet kuru incir
Yarım lt günlük inek sütü

Nasıl yaptım?
Önce sütü tencereye boşaltıp ocağa kaynamaya bıraktım.Bu arada incirleri yıkayıp kuruladım ve minik minik doğradım.


3 tane kase çıkarıp incirleri paylaştırdım.Her kaseye kaynayan sütten bir miktar koyup ezerek karıştırdım.

Soğumadan kalan sütü de ilave edip kaselerin üstünü kapattım.



Küçük bir battaniyeye sarıp Kalorifer peteğinin yanına koydum.4-5 saat sonra baktım uyumuşlar buz dolabına kaldırdım.



Soğuduktan sonra servis yaptım.

Not: Aoç'nin günlük keçi sütü Kay'ın uht keçi sütünden çok farklı.Berat'a hamileyken keşfettiğim Kay keçi sütünü bol bol tükettim ve hala da çok severek tüketiyorum.Aoç keçi sütünün kokusu inanılmaz ağır.Kendimiz de yeriz diye bolca yaptığım yoğurttan tüketemedim.Tadı gayet güzeldi ama kokusu çok baskındı.Berat meyveye bayılıyor ama sebze püresi,çorba gibi yiyecekleri yedirirken çok zorlanıyorum. Yoğurdu da yemek istemedi meyve püresi ile karıştırarak yedirdim.Zamanla keçi sütünün kokusuna alışır mıyız? sadece Berat'ın yiyeceği kadar mı yapsam? yoksa bundan sonra inek sütü mü kullansam? karar veremedim henüz.

19 Ocak 2012 Perşembe

Uyku Sorunsalı "Gerçekten sorun mu?"


Garfield Star Sleeper

Pek çok anne bebeğinin uykusuzluğundan ve uyku düzeninin olmadığından şikayet eder .Bebeklerin uykularını düzene sokmak için geliştirlmiş pek çok yöntem ve bu yöntemlerin birini veya bir kaçını deneyen pek çok anne var. Bu yöntemler sayesinde amacına ulaşan şanslı anneler var fakat bütün çabalara rağmen başaramayan anneler de var
Peki uyku sorunu gerçekten bir sorun mu? Sorunsa kimin sorunu?annenin mi bebeğin mi?
Ben uyku düzeni bana uymayan doğduğu gün bile saatlerce gözünü kırpmamış bir yavrunun annesiyim. Oğlumla yaşadıklarımdan yola çıkarak bebeklerin zaten kendilerine has bir düzenleri var diyebilirim. Beslenme saatlerini çiş yapma sıklıklarını kontrol altına almaya çalışmıyoruz ama iş uykuya gelince gözümüz kararıyor.Berat doğduktan sonra uzunca bir süre onun uyku düzenine alışamadım hatta bir düzeni olduğunu bile farkedemedim.Yaklaşık iki ay sızlandım şikayet ettim hatta uykusuzluktan ağladım.Fakat sonra Beratın aslında kendine göre bir düzeni olduğunu gördüm.Ve benim o düzene ayak uydurmam tam iki ay sürdü.Berat şu an 5,5 aylık Her gece 02:00de uyur 2saatte bir uyanır emer ve tekrar uyur sabah da 9'a doğru uyanır.Açıkçası ben bu düzeni bozup yeni bir düzen oluşturmak için uğraşmak yerine onunla yatıp onunla kalkıp onunla oyun oynayıp onunla geçen her dakikanın tadını çıkarmayı tercih ediyorum.Bebeğin temel güven kazandığı 0-1 yaş döneminde; bebeği saatlerce ağlatarak uykusunu disipline etmeye çalışmak bana mantıksız geliyor. Sırf bebeğim benim istediğim saatte yatsın istediğim saatte kalksın diye uğraşmıyorum.Mantığıma, duygularıma ve iç güdüme uymayan uyutma yöntemlerini  denemedim ve denemeyi de düşünmüyorum.
Evet her bebeğin kendi uyku düzeni var. Biz zorlasak da zorlamasak da bebeğimizin bütün özellikleri gibi uykusu da zamanla gelişip olmasını istediğimiz şekli alacak. Bebeklerimizi tanıyıp fizyolojik-psikolojik özelliklerini ve ihtiyaçlarını dikkate aldığımız zaman uyku saatleriyle uğraşmanın ne kadar gereksiz ve anlamsız olduğunu daha iyi anlayacağız.Unutmayalım! Bebeklerimiz sonsuza kadar sallayarak, pışpışlayarak, emerek uyumayacak.

11 Ocak 2012 Çarşamba

Çocuk mu Kariyer mi? 2 (Kariyer diyenler için öneriler)


Bir çocuğun 3 yaşına kadar anneye bağımlı olduğunu, kendini annesiyle bir bütün olarak algıladığını ve çalışan annelerin işinin ne kadar zor olduğunu ilk yazımda anlatmıştım. 
Peki ya anne psikolojik, sosyal ve maddi ihtiyaçları için çalışmak istiyorsa ya da mecbursa?Bu yazımda da madalyonun öbür yüzünden çalışan annenin açısından bu konuyu ele almak istedim. Kariyerine devam ederken çocuk büyüten annelerin sayısı günümüzde hızla artıyor.Bu noktada başta çalışan anneler olmak üzere her annenin kendine sorması gereken soru şu:Çocuğuma ne kadar nitelikli vakit ayırıyorum ?Çocuğumun gelişimini desteklemek için yeterli özveride bulunuyor muyum?Biz anneler bu iki soruyu dürüstçe cevaplamalı eksik gördüğümüz noktaları telafi etmeliyiz.Çalışmayan /çalışmaya ara veren annelerin işi nispeten daha  kolay.Başta çalışan anneler olmak üzere tüm annelerin  yapması gerekenleri  şu şekilde sıralayabiliriz:
·         Çalışmak sizi mutlu ediyorsa , aşırı stres yüklemiyorsa şu cümleyi asla unutmayın “Annenin mükemmeli değil mutlu olanı makbuldür”!
·         Her fırsatta çocuğunuza ilgi ve sevginizi hissettirin. Ona bol bol sarılın!
·         Çocuğunuzla sağlıklı ve doğru iletişim kurun. Bu konuda bol bol kitap okuyarak ya da profesyonel yardım alarak kendinizi geliştirin.
·         Çocuğunuzun gelişim aşamalarını takip edin ve gelişimine uygun yöntemlerle eğitin. Onlara yetişkin mantığıyla yaklaşmayın.
·         Onlarla inatlaşmayın. İnatlaşmak, diretmek,kızıp bağırmak iletişimi engellemekten aranıza duvar örmekten başka bir işe yaramaz.Ne kadar yorgun olursanız olun sakinliğinizi ve sabrınızı yitirmeyin.
·         Bakıcı tanıdığınız ve güvendiğiniz biri olmalı. Mümkünse anane/babaanne  tercih edilmeli . Bakan kişi çocuğunuza kendi evinizde bakmalı (anneden ayrılan çocuğu bir de evinden ayırıp ikinci bir kaygı unsuru yaratmamak gerekir).
·         Kreşe göndermek için 3 yaş beklenmeli.
·         İşe giderken çocuktan kaçarcasına evden çıkılmamalı.

Bu konda anlatılacak çok şey var ve bu liste daha da uzayabilir ancak genel olarak bunlara dikkat eden anneler daha az sorun yaşayacaklardır. Kendim de dahil tüm annelere mutluluk ve kolaylık diliyorum.

8 Ocak 2012 Pazar

Çocuk mu Kariyer mi?


Bal köpüğümle zaman su gibi geçiyor.Bebek büyütmek kimi zaman ağlayarak kimi zaman gülücüklerle kimi zaman tatsız kimi zaman çok keyifli… inişli çıkışlı, tıpkı hayat gibi.Dünyanın en güzel duygusunu en yoğun sevgisini en derin kaygısını en büyük sabrını anne olunca hissettim.Yavruyu büyütmenin verdiği keyif tarif edilemez.O kadar hızlı büyüyor ki yetişemiyorum. Günlük telaşlara dalmamayı oğlumla geçen her saniyenin tadını çıkarmayı çok istiyorum ama bu her zaman mümkün olmuyor. Sorunlar, yapılması gerekenler, kişisel ve psikolojik ihtiyaçlar da hayatın gereklilikleri anne olunca bunları bir kenara atmak olmuyor olmamalı da. Çalışmıyor olmanın avantajını yaşıyorum en azından. Oğlumla  daha fazla vakit geçiriyorum ve her şeyiyle ben ilgileniyorum; bu yönüyle içim rahat. Çalışma hayatını bırakmak, sosyal hayatı kısıtlamak ve günün çok büyük bir bölümünü evde geçirmek zaman zaman canımı sıkmıyor değil, ama oğlumun nasıl büyüdüğünü görmeye, onunla ilgilenmeye, gün içinde attığı kahkahaları dinlemeye değer.
Çocuk dünyaya getirip 2 ay sonra kariyer peşinde koşanlara anlam vermek zor.  En azından yavru 3 yaşına gelene kadar maddi mecburiyet yoksa anne çalışma hayatına ara verebilmeli.Çocuk yetiştirmek çok ciddi, hassas ve önemli bir görev.Özellikle ilk 3 yıl yavru anneye bağlıdır ve ayrılma anksiyetesi yaşaması çoğu zaman kaçınılmazdır. Bu yüzden annenin doğumdan birkaç ay sonra maddi açıdan çok ihtiyacı olmadığı halde çalışmasına karşıyım. Her anne baba çocuğu çok iyi şartlarda büyüsün ister fakat buna maddi açıdan ağırlık vermek yanlış geliyor bana. En süslü çocuk odası takımından,onlarca oyuncaktan, en iyi bakıcıdan en iyi kreşten, marka giyisilerden çok çok çok daha önemli şeyler var: Onun yanında olmak, ona sarılmak,onunla oynamak, ona ayrılık kaygısı yaşatmamak, eğitimiyle yakından ilgilenmek, güzel değerler aşılamak,her zaman yanında olduğunuzu, sevgimizi, sıcaklığımızı hissettirmek ve her fırsatta bol bol sarılmak…. Bunu çalışan anneler de yapabilir düşüncesi bana çok inandırıcı gelmiyor.Akşam yorgun argın işten dönüp birkaç saatini çocuğuna ayıran bir anne ne kadar verimli olabilir.Ya diğerleri : Evin temizliğine, yemeğine,eşine,kendine ayıracağı  vakti nereye sıkıştırıyor.Çalışan anne olmak gerçekten çok zor ve yıpratıcı bence.Çalışan tüm annelere kolaylık diliyorum…
Kariyere ara verilebilir ama çocuk yetiştirmeye ara verilemez diyerek düşüncelerimi özetlemek istiyorum…

28 Aralık 2011 Çarşamba

OĞLUM VE AYIN İLKLERİ

Kuzucum bugün 5. ayına basmış bulunuyor.Bal köpüğümle zaman hızla akıp gidiyor.Hem bugünlerinin tadını çıkarmak istiyorum hem de konuşacağı, yürüyeceği günleri iple çekiyorum.Doğduğu günden beri uykusuz bir bebekti daha sonra buna gaz sancıları eklendi derken uykusuz geçen 4 ay benim için çok yorucu oldu.Gaz problemimiz azaldı çok şükür ve bu ay Nurse Harveys'ten kurtulduk.Neyse işte bu tatsız gaz konusunu artık rafa kaldırmak istiyorum.
Yavrunun gelişimi hızla devam ediyor.Bu ay psikomotor gelişimi inanılmazdı.Bu ayın ilkleri:

  • Destekli oturabiliyor
  • Geçen ay keşfettiği ellerini bu ay istediği gibi kullanıyor(nesnelere uzanıyor tutuyor çekiyor)
  • Daha çok kahkaha atarak gülüyor
  • Eline geçen herşeyi ağzıyla keşfetmeye devam ediyor
  • İlk defa tattığı elma ve armut suyuna bayılıyor
  • Sürekli oynamak, kucakta dolaşmak istiyor
  • Özellikle keyfi yerinde olduğunda konuşuyor(anlamsız kelimelerle tabiki;))
  • Yatarken elinden tuttuğumuzda bir hışımla ayağa kalkıveriyor
  • Hergün yeni bir oyuncak ilgisini çekiyor 
<>
Bu ay kullanılanlar:
  • Sesli,ışıklı,renkli oyuncaklar
  • Resimli kitap ve dergiler
  • Uykutulumu
  • Cam elma rendesi
  • Mama kaşığı
  • Slingohug

29 Kasım 2011 Salı

ÜFÜRÜM...

Oğlumun kalbindeki üfürüm doğumdan 1 hafta sonra geçmeyince doktorumuz Hacettepeye yönlendirip ne olduğunu anlayalım dedi. Baktık Hacettepe çok kalabalık Ankara Ünv. götürmeye karar verdik.tabi biz randevu aldık ettik diyene kadar aradan 1 ay geçti.ünv. hastaneleri de malum 2-3 ay sonrasına gün vermekte pek ustalar.Bu arada oğlumun 3 aylık kontrolünde doktorumuz üfürümün azaldığını söyledi ama ünv.hastanesinde bakılsın emin olalım diye yineledi.Oğlum 4 aylık oldu ve biz ancak bugüne randevu alıp götürebildik.Kalabalık bi taraftan saatlerce beklemek bir taraftan çok bunaldık yavrumla.Üstüne bir de doktorun, hemşirenin oğluşumu şapur şupur öpmesi eklenince iyice sinir oldum.İzin almadan yavruyu öpüp sonra da öpmemiz doğru değil ama dayanamadık demeleri de cabası.Neyse  röntgendi ekg di derken muayenemizi olduk.ve doktor üfürüm duymadığını söyleyip eko dan gün alın dedi.Şubatta da eko için gidicez bakalım inşallah doktorumuzun dediği gibi geç kapanan bir deliktir ve geçmiş gitmiştir

28 Kasım 2011 Pazartesi

4 AYLIK BEBEK GELİŞİMİ

Bugün itibarıyle oğluşum 4 aylık oldu.Bi kırkı çıksaydı,bi gülücükler dağıtsaydı,bi agucuklara başalsaydı derken 4 ayı devirivermişiz.Adeta oğlumla birlikte ben de büyüyorum her geçen gün onunla birlikte yeni şeyler öğreniyorum.Zaman onunla birlikte daha hızlı akıyor sanki.Bana bakışı ve attığı kahkahalar ruhuma terapi gibi geliyor.Oğlum doğduktan sonra hayattan daha cok lezzet almaya başladım ve bu haz her geçen gün onunla birlikte büyüyor.Annelik çok yorucu ama bir o kadar da insanı yenileyen,hayatı sevdiren,ufku genişleten,sevgiyi ve merhameti yeniden öğreten muhteşem bir duygu.Rabbim isteyen herkese bu güzel duyguyu tattırsın...
4 aylık bebek gelişimine geçmeden önce belirtmek gerekir ki gelişim evreleri çocuktan çocuğa değişiklik gösterir.Ancak bu farklılıkların sınırını çizmek adına gelişim evrelerini dikkate almalıyız.

4-5 Aylık Bebek Neler yapabilirmiş (Bebeğim Kitabından) bir bakalım
HAREKET
Karnı üzerinde dururken ellerinden destek almaya başlar
Sırtüstü dururken bacaklarını enerjik bir biçimde sağa sola sallar
Biri onu oturtmaya çalıştığında o da işbirliği gösterir.Oturur vaziyetteyken kafasını dik tutabilir ve her iki tarafa da çevirebilir
Son üç parmağı (seçe,yüzük,orta parmak) ve diğer elinin avuç kısmı yardımı ile objeleri tutmaya çalışır
SÖZLÜ İFADE
Yüksek sesle güler ve ilk sesleri dudakları ile vurgulayarak çıkarır
Dikkat çekmek için bağırır ve devamlı hareket eder
İLİŞKİ
Kendini çevreleyen ortama giderek daha aktif biçimde katılıp kendisiyle konuşan insanlara doğru yönelir
Kendine gösterilen objelere ilgi gösterir ve onları ağzına doğru götürür
Daha önceden karşılaşıp alıştığı şeyleri (yemek;temizlenme vs.) tanıdığını gösteren tepkilerde bulunur.




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...