Yılbaşı için minik bir fikir de benden;) Aslında sadece yılbaşında değil normal günlerde de kullanılabilecek dekoratif bir öneri de diyebiliriz buna...
Malzemeler: pilli ledli şerit ve ayaklı bir fanus veya büyük boy kavanoz
Hepsi bu...
Boy boy kavanoz kullanarak birkaç tane de yapabilirsiniz hem daha ihtişamlı olur öyle.
Bu kadar kolay ve uygun fiyatlı bir diy projesi gördünüz mü?;)
Derya Baykal'ın programında gördüğüm saçaklama tekniğini bir parça kumaşla deneyip görmek istedim. Deneme olduğu için bir çok hatam da oldu tabii ama bir daha ki sefere çok daha özenli çalışıp ortaya daha iyi ürünler çıkarmak istiyorum
Saçaklama tekniği biraz oyalayıcı fakat zevkli bir iş. Amerikan bezi ve pamuklu kumaşlar bu işin olmazsa olmaz malzemeleri. 4 kat kumaş kullanılıyor ve 45 derece açı ile 9mm arayla tersinden çiziliyor. Çizilen yerler dikiliyor ve araları kesiliyor. Pamuklu kumaşlarla yapıldığı için çocuk odalarında rahatlıkla kullanılır. Bir kaç deneme daha yapıp acemiliğimi attıktan sonra oğlum için pike yapmak istiyorum
.Bu çalışmada keçe ve polar kullanarak ayıcık şeklinde aplike yaptım. Çalıştığım kumaş yaklaşık 45*45 olduğundan yastık kılıfı olarak kullanırım büyük ihtimalle. Bir de bu teknikle alışveriş çantası yapma niyetindeyim bakalım ortaya neler çıkacak...
Hergün en az 2 elma tüketen biri olarak elma cipsine bayılıyorum.Elmaları soyup kabak oyacağı ile çekirdek yatağını çıkarıyorum. Mandolin rende ile ince ince dilimliyorum. Bu işlem 5 dk bile sürmüyor ancak pişme işlemi biraz uzun sürüyor. Çünkü elmaların yanmadan yavaş yavaş kuruması gerekiyor.
İlk dememde elmaları fırına atıp arkamı dönmemle birlikte minik bir el tarafından fırının ısı ayarı max dereceye getirilivermiş. Elmalarımın 3 dakika içinde kömüre dönmesine sebep olan bu minik hain tarafımca gıdıklanarak cezalandırıldı:)Fırının sıcak olduğu, düğmelerine dokunmaması gerektiği anlatıldı;)
Sonuç olarak çöpe giden elmaların arkasından el sallayıp barış imzaladık ve yeni bir tepsi elma hazırlayıp 100 derecede kurumaya bıraktık. (Not: elmaların kuruması 1 saatten fazla sürebilir benden söylemesi...) Fırında çıktıktan sonra biraz tarçın serpip soğumaya bırakıyoruz.
Ve kahve keyfimize eşlik edecek sağlıklı atıştırmalıklarımız hazııır :))
Kış gelince keçelerle yünlerle uğraşmak ruhuma iyi geliyor:)
Soğuk havalara inat; sıcacık gülümseyen kedicikler, pembe bulutlar ve süslü kalpler yapıyorum bu aralar:)..Bu şirin arkadaşları magnet ve broş olarak kullanacağım.
...
Ben de isterim derseniz yuceer7@hotmail.com dan bana ulaşabilirsiniz...;)
Çocuğunuzun sağlıklı ve temiz dişlere sahip olmasındaki ilk rol, size düşüyor. Ona fırçalama ve yeme alışkanlıklarını en iyi siz kazandırabilirsiniz. Bu konuda eksikleriniz olduğunu süşünüyorsanız, bugünkü yazımızı size rehberlik edebilir.
Ağzı yeterince büyüdüğünde çocuğunuz nihayet 20 küçük dişe ve daha sonra 32 büyük dişe sahip olacak. Bütün çocuklar farklıdır ve bu nedenle ilk küçük dişin çıkması en erken 3 aydan başlayarak 12 aya kadar sürebilir ve bu ilk çıkanlar çoğunlukla alt orta dişlerdir. 6 yaş civarında çocuğunuzun hayatı boyunca kullanacağı ilk kalıcı dişi çıkacaktır.
Küçük dişler büyük işlere yarar
70 yıldan fazla dayanacak kadar sağlam büyük dişlerin aksine farklı görevlerine uygun olarak küçük dişlerin daha ince diş mineleri ve daha küçük kökleri vardır. Küçük dişler çiğnemeye yardımcı olmanın yanında, konuşma yeteneğini geliştirmek, çene ve yüz gelişimini desteklemek gibi birçok farklı işe de yarar. Daha da önemlisi diş etinin içinde çıkmayı bekleyen büyük dişlerin yerini tutarlar. Küçük dişler düştüğünde ortaya çıkan boşluk büyük dişlerin düzgün çıkmasını sağlayarak sağlıklı bir yetişkin gülümsemesi yaratmaya yardımcı olur.
Fırçalama ritüeli
İki yaş ve altı çocuklar için özel üretilmiş dış fırçası ve macunu kullanımı, diş fırçalamaya alışkın olmayan çocukların rahat etmesini sağlar, küçük dişlerin sağlıklı gelişimini destekler. Küçük ağızlarda rahatça kullanılmak üzere tasarlanmış küçük uçlu ve yumuşak kıllı fırça tercih edebilirsiniz.
Sağlıklı yemek
Bebekler büyüdükçe tatları daha iyi ayırt etmeye başlar ve birçoğumuz gibi tatlı yiyeceklere yönelir. Oysaki bu tatlı besinlerde bulunan şeker, çocuğunuzun ağzındaki doğal bakterilerle reaksiyona girer ve dişlere saldırarak çürüklere yol açan zararlı asitler üretir. Eğer küçük dişler çürük yüzünden erken yitirilirse, çocuğunuzun büyük dişlerinin gelişimini etkileyebilir.
Dişçiyi ziyaret
Çocuğunuzun ilk dişinin çıktığı andan itibaren dişçiye gitmeye başlamalı ve dişçiniz aksini söylemedikçe her 6 ayda bir tekrar uğramalısınız. Dişçiyi düzenli olarak ziyaret etmek çocuğunuzun diş bakımında önemli bir rol oynar çünkü bu ziyaretler çocuğun bu yeni ve bazen de garip ortama alışmasını ve yıllar boyu sürecek iyi alışkınlıklar edinmesini sağlar.
3-5 yaş için
Çocuğunuz küçük dişlerinin tamamını çıkarmıştır. Sabah ve akşam tam 2 dakika fırçalama yapması önemli. Bu yaşlarda çocuğunuzun dişlerini sizin fırçalamanız gerekse de, fırçayı kendilerinin tutmaya başlamaları iyi olacaktır. Yaşına uygun bir diş fırçasının üzerine bir bezelye kadar çocuk diş macunu sürün.
6 yaş ve üzeri
Yaklaşık 6 yaşından itibaren çocuğunuzun ağzında küçük, büyük dişler ve boşluklar olacak. Bu sıralarda ilk yeni dişler diş etinin için den çıkmaya ve küçük dişleri sallandırmaya başlar. Sonra küçük dişler tamamen dışarı itilir ve geriye büyük dişlerin dolduracağı boşluklar kalır. Yeni çıkan büyük dişlerin minesi tamamen olgunlaşmamıştır ve bu yüzden çürüğe karşı savunmasızdır. Bu aşama gençlik yıllarına kadar sürecektir. Küçük dişlerini kaybetmek her çocuk için büyümenin önemli bir parçasıdır ve büyük dişlerin hayat boyu dayanması gerektiği için ağız sağlığında kritik bir dönemdir. 7 yaş civarında çocuğunuz diş fırçalama sorumluluğunu kendisi taşımaya hazır olmalıdır. Yine de dişini doğru fırçaladığını kontrol etmeniz önemlidir.
4 adımda diş bakımı
1. Çocuğunuzun yaşına uygun bir fırça ve macunla günde iki defa dişini fırçaladığından emin olun.
2. Nazik ve dairesel hareketlerle dişin bütün yüzeylerini temizlemesini sağlayın.
3. Çocuğunuzun dişlerinin günde dört defadan fazla şekerli yiyecek ve içeceklere maruz kalmamasına dikkat edin.
4. Çocuğunuzu düzenli olarak altı ayda bir kontrol için dişçiye götürün.
Bir kaç tavsiye
-Çocuğunuza gece boyunca içebileceği bir süt ya da meyve suyu şişesi bırakmayın, çünkü ağzında şişeyle uyumak dişlerine zarar verebilir.
-Çocuğunuza hipopotam ya da aslan taklidi yapmayı öğretin ki dişini fırçalamak için ağzını kocaman açsın.
-Eğer çocuğunuz yerinde durmuyorsa dişlerini fırçalamak için kucağınıza oturtun. Büyüyünce arkasında durmak da işe yarayabilir.
-Dişlerini kaybetmek ve ağzılarında boşluklar oluşması bazen çocukları üzebilir, o yüzden diş perisiyle bu durumu eğlenceli hale getirin.
-Meyve suyuna 10’da bir su karıştırarak dişlerine değecek asit oranını azaltın.
-Her 3 ayda bir ve her hastalıktan sonra diş fırçası değiştirmek fırçalamanın her defasında mümkün olduğunca etkili olmasını sağlar ve mikrop taşınmasını azaltır.
Kış mevsimini daha çekilir kılmak için; küçük değişiklikler ve hazırlıklar yapmak şart. En azından benim gibi kışı sevmeyenler bazı ritüeller oluşturarak hayatlarına renk katabilirler;)
Kışa girerken mutlaka kışa uygun bir şişe parfüm alırım. Her parfüm her mevsime uymuyor bence. Bu sene seçimim Roberto cavalli ve Versace'den yana...
Bu yıl kışa biraz farklı girdim: Mevsimi şaşıran biberlerim güneş ışınlarının tadını sonuna kadar çıkardılar:)Sonbaharın başında çiçek açtılar..
Yılın son hasadını kasım ayı sonunda yaptım. Acı acı yiyip kışa ısınarak girdik sayelerinde:) Gözümden kaçan bir minik bibercik yılın ilk karıyla birlikte donmuş kalmış ama napalım:(
Cumartesi akşam yağan kar yerini Ankara'nın meşhur ayazına bıraktı.Sokaklar buz pisti...
Kışa girerken yün ip aşkım depreşir. ama bahar renklerinden de vazgeçmem:) Bitirebilirsem koltuk şalı olacak kendileri. İlkbahara anca yetişir zaten;)
Kızarmış soğan halkalarını simit diye bayıla bayıla yiyen oğlum için küçük bir deneme..
Dondurulmuş halde satılanları da hiç kızartmam, fırında pişiririm... Kışın atıştırmak için ideal...
"Hızlı kolay hafif" tarifler dizisine, çok sevdiğim ve kış boyu sık sık yaptığım bir tarif daha ekleyeceğim... Pişmiş kerevizle pek aram yoktur ama bu salatayı haftada 1 kez mutlaka yaparım.Kereviz, karnabahar, brokoli, lahana gibi kış sebzelerini çiğ tüketmeyi daha çok seviyorum.Bu sebzelerin üstüne biraz limon sıkıp çıtır çıtır yiyorum çok da güzel oluyor;)
Gelelim tarifimize..
Malzemeler :
1 büyük Kereviz
1 büyük Yeşil Elma
1,5 su bardağı kadar Yoğurt
Minik 1 diş ( veya yarım diş) sarımsak
Ceviz
Limon suyu
Not:Bu malzemelerden 2 kişilik salata çıkıyor kişi sayısına göre malzemelerin oranını artırıyorum.Sarımsak sevmiyorsanız eklemeseniz de oluyor.Genelde light yoğurt kullanıyorum ama süzme yoğurtla çok daha güzel oluyor;)
Kereviz sevmeyenlerin bile mutlaka denemesi önemle rica olunur:))
Yapılışı:
Yeşil elma ve Kerevizi soyuyorum Kararmasını önlemek için limon suyuna batırıyorum.Ve ikisini de hemen rendeliyorum.Ezilmiş sarımsak ve yoğurdu karıştırıp rendelenmiş elma ve kerevize ekliyorum. Servis yaparken cevizle üstünü süslüyorum.
Bu salatayı genelde sufle kabında veya dondurma kupunda servis ederim. Eşim de her defasında "sütlaç" sanıp yemeğin sonuna saklar ve o da ne yine kereviz salatası...:))Onu bilmem ama yüz ifadesini görünce ben çok eğleniyorum;)
Dün muhteşem ikiliye yakışır nitelikte bir paket ulaştı elime. Paket demek haksızlık olur aslında: çok şık bir valizin içinde Omo&Yumoş Sensitive kit, oğlumla benim resimlerimizden oluşan güzel bir kolaj ve yumuşacık triko battaniye... Paketin içindeki muhteşem ikilinin Omo&Yumoş Sensitive olduğunu söylememe gerek yok sanırım:)
Muhteşem ikiliyi muhteşem yapan özelliği ise hipoalerjenik ve dermatolojik formülüyle bebeklerimizin hassas cildine özel olarak üretilmiş olması...
Bebeğimi benim kadar düşünen Omo & Yumoş sensitive bir de Bebeğim ve Ben adında mobil uygulaması hazırlamış.Biz anneler ve anne adayları için muhteşem bir uygulama... Hamileyseniz haftalık ve aylık bilgilendirmeler çok işinize yarayacaktır.Ayrıca uygulama isim önerileriyle bebeğinizin ismine karar vermenize yardım edebilir. Çocuk sahibiyseniz çocuğunuzun profilini oluşturarak doktor randevularınızı ve sorularınızı kaydedebilirsiniz. Yavrunuzun gelişimini takip edebilirsiniz. Ayrıca zaman tünelinde bebeğinizin fotoğraflarından oluşan videolar hazırlayabilirsiniz. Fotovideo ile hareketli fotoğraflar çekebilirsiniz. Uygulamanın en güzel bölümlerinden biri de uzmana sor. Bu bölümde uzmanlara sorduğunuz sorulara 48 saat içinde yanıt geliyor.Uygulama bu kadarla da yetinmiyor eğitim videoları ve deneyimli annelerin önerileri de çok işinize yarayacak.Ben uygulamayı telefonuma yükledim ve kullanmaya başladım bile:))
Ayrıca muhteşem iklinin facebook uygulamasındaki "kartları eşleştir" oyununu oynayıp kazanalar muhteşem ikili paketlerine kavuştular:) Yumoşun facebook adresini buradan ziyaret edip ödüllü oyunlara katılın ve yeniliklerden haberdar olun;)
Daha fazla bilgi için: www.yumos.com twitter.com/YumosTR
Muhteşem ikili facebook uygulaması: apps.facebook.com/yumosmuhtesemikili www.omokadinlarkulubu.com
Her tatil dönüşü 3-5 tane taş sıkıştırırım valizin bir köşesine.Sadece fotoğraflar yetmiyor, minik birkaç nesneyi de yanımda sürüklemek bana kendimi iyi hissettiriyor...:))
Taşlara biraz makyaj yaparak çeşitli şekillerde kullanma fikri bana oldukça eğlenceli geliyor. Doğal halleri de çok güzel tabi saksı dibinde tabakta sergilemek için ideal. Ama biraz renk katarak taşlardan eğlenceli objeler yaratmak da mümkün.
Doğanın bize verdiği armağanları çeşitli şekillerde değerlendirmeyi seviyorum.Ama taş nasıl boyanır, hangi boya kullanılır, bir tekniği var mıdır bilmem. Ben kafama göre takıldım: Keçeli kalem, akrilik boya ve şeffaf tırnak cilası şimdilik işimi gördü.
Elimdeki taşların bir kısmını doğaçlama şekilde boyayarak bazı denemeler yaptım:)
Şimdilik kitap okurken ağırlık olarak kullanıyorum:)
Gideceğim ilk deniz kıyısından bir iki tane de iri taş getirip kitaplıkta kitap ağırlığı olarak kullanabilirim.
Başka hangi şekillerde kullanılabilir? Önerilerinizi bekliyorum:)
Dikiş masamda kullanabileceğim pratik bir oraganizer yaptım. Sürekli kullandığım malzemelerin dikiş makinemin yanında, her an elimin altında olması benim için önemli:) Yoksa malzeme toparlama kısmı yapacağım işi sürüncemeye sokuyor..
Bir kavanoz, bir dantel parçası, biraz elyaf, biraz boya ve minicik bir kumaş kullandım. Kumaşın üzerine puantiyeler yaparak biraz şirinlik katmak istedim. Atık cam kavanozları ve artan kumaş- dantel parçalarını değerlendirmek için oldukça ideal bir proje değil mi?;)
Anneciğimden öğrendiğim bu hafif yemeği mevsiminde sık sık yaparım. Özellikle sıcak yaz günlerinde favori yemeğimdir kendileri:) Mevsimi birazcık geçti ama ben anca paylaşabiliyorum( tembel bloggerım ben:)...
Diyet yapanların da rahatlıkla yiyebileceği, hem çok basit hem de doyurucu bir tarif istiyorsanız mutlaka deneyin;)
Malzemeler kısa ve öz:
2-3 adet orta boy kabak
Bir kase Yoğurt
1 diş sarımsak
Bir tutam dereotu
Tuz
Kabakları iri küpler halinde doğrayıp buharda ya da az suda haşlayın. Çok fazla yumuşak olmasınlar.
Sarımsaklı yoğurda ince kıyılmış dereotu ve tuzu ilave edin.Yoğurdu kabakların üstüne dökün ve hafifçe karıştırıp servis yapın.
Not: Dilerseniz üzerine kızdırılmış tereyağ gezdirerek lezzeti ikiye katlayabilirsiniz...
Yine gecikmeli bir postla buradayım .Kendimi ödevini yapmadığı için bahaneler uyduran öğrenci gibi hissediyorum ama ne yapıyım...Tatil dönüşü laptopın şarz aleti bana kötü bir sürpriz yaptı ve beni bir süre buradan uzaklaştırdı. Neyse şükür kavuşturana diyelim ve bayram tatiliyle açılışı yapalım:)
Bayramın ikinci günü Antalya'ya gittik bu sene.Sanırım bu tatilden en çok keyif alan Berat oldu. İlk defa kumla oynamaktan bu kadar zevk aldı ve ilk defa denize koşa koşa girdi.Hava güneşli olsa da denizin ve havuzun serinliği yavrumun tir tir titremesine neden oldu.Buna rağmen denizden zorla çıkarıyorduk kuzuyu:)
Tatil için iki senedir Rixos Sungate'i tercih ediyoruz. En önemli sebebi de Mini Club'ı. Bera'tı gönül rahatlığıyla bırakıp merak edince de telefonumuzdan açıp kamera görüntüsünden izleyebiliyoruz. Bir şeyler içip günün yorgunluğunu atmak için bulunmaz bir fırsat sunuyor bize:)
Ayrıca Rixos'un bayram programı da dolu doluydu.Ben sadece Ajda Pekkan'ın olduğu geceye katıldım ve muhteşemdi...
Bir gece de olsa Berat'ı bakıcıya bırakıp konserin tadını çıkardım..
Konser çıkışı saat 01:30 civarı ve miniğim hala oyun hamuruyla oynamaya doymamış:)
Tatil boyunca bir günü bol yağmurlu ve rüzgarlı geçirdik onun dışında gayet güzel bir hava vardı Antalya'da.Cumartesi günü de otelin yarısı boşaldı rahat rahat 2 gün daha denizin kumun tadını çıkarıp pazartesi gecesi Ankara'nın ayazına kavuştuk..
Kapadokya'ya gidip de balona binmeden dönenlere sesleniyorum çok şey kaçırıyorsunuz:)
Birkaç günlüğüne gittiğimiz Kapadokya tatilimizi Uçhisar'da bir kaya otelde kalarak geçirdik.
Sabahın çoook erken saatlerinde balkonda kahvemi yudumlarken balonların gökyüzünde süzülüşünü izlemek büyüledi beni. Veee ertesi günü kendimi o balonlardan birinin içinde buluverdim. Sabah 5te düştük yollara. Kat kat giyindim ama nafile. Kapadokyada gündüz nasıl sıcaksa gece o kadar soğuk, kaz tüyü mont anca paklar. Zangır zangır titredim resmen ama değdi doğrusu...
Neyse hummalı çalışmaların ardından beklediğimiz an geldi ve pufff diye yükseldik gökyüzüne. Balonda bizden başka Türk yoktu.
Koreli bir turistin objektifine böyle poz verdik.
Masallar ülkesi Kapadokya'ya bir de gökyüzünden bakın derim;)
Gökyüzünde yaşadığımız her saniyeden keyif aldık:)
...
Ve 1saat20 dakikalık rüya bir tarlanın ortasında son bulur:))
Güneşe aldanmayın saat 07.15 ve ben hala donuyorum
Balon macerasının ardından bol bol gezdik:) Klasik rota Uçhisar,Ürgüp,Göreme,Avanos...
Mayısta hava tatile gidecek kadar sıcaktı eylülde ise kazak-mont giyecek kadar soğuk.Sadece ilkbahar ve yazın yaşandığı bir ülkede yaşamak isterdim; hayal işte...
Tatil fotoğraflarını paylaşmayı ihmal ettiğimden bu postla yaza bir gönderme yapıyım istedim:)
Hotelden,hizmet kalitesinden ve çalışanlarından genel olarak çok memnun kaldık. Mayısta gittiğimiz için turisrt sayısının az oluşu da bizim için avantajdı.Çünkü aşırı kalabalık ortamlarda kuzum huysuz oluyor. Ayrıca havuzun kalabalık olmaması da önemli bir detay benim için:) Yemek saati, dondurma saati, şu saati bu saati yok hepsi 24 saat var. Bebek ve çocuk dostu bir hotel, ücretli bakıcıları var.